3 Ocak 2019 Perşembe

Müslümanlıktan Evvel Türk Dinleri Şamanizm




Bu çalışma yazar tarafından Atatürk’e zamanında hazırlanıp sunulmuş bir eser. Elde olan verileri inceleyerek, bir araya toplayarak ve öne sürülen bazı bilgileri tenkit ederek ortaya çıkmış. Biliyorsunuz Cumhuriyet kurulduğu ilk yıllarda Türk Tarihi çalışmalarına önem verilmiş. İslamdan önce ve sonraki Türklerin ananeleri ve tarihleri konusunda bir çok çalışmaya destek verildi. Eski Türk inancı da bunlardan bir tanesini oluşturmakta. Geçmişi anlamadan günümüzü anlamanın güç olduğu bilen Atatürk günümüz geleneklerinin nereden geldiğini merak edip, bu konularında araştırılmasını istedi.

Bunun sonucunda çeşitli çalışmalar yapılsa da devamlılığı gelmediği için belli bir aşamada da kaldı. Günümüzde de bu konular üzerinden fazla araştırma yapılmaması nedeniyle konu kısıtlı bir araştırma çerçevesinde kaldı. Bende bu kısıtlı alanda size şamanizm’in ne olduğunu anlatmaya çalışacağım.

Her şeyin bir temeli olduğu gibi inançlarında bir temeli bulunmakta. Kitap ilk olarak bu temeli anlatmakla başlamış. Yazarın burada görüşünü de ortaya koyarak bir şeyleri anlatmak daha yararlı olacaktır kanımca. Yazar Şamanizm’in kurumsal bir din olduğu görüşünü savunmakta. Türk milletinin ilk inançlarını ne olduğunu temel Şamanizm hangi şartlarda ortaya çıktığını anlatıyor. Animizm, Totemizm, Natürizm ve en sonda Şamanizmin devirler içinde nasıl oluştuğunu açıklamaya gayret göstermiş. Şamanizm ilk gelişmesinden sonraki devirlerde ne şekilde insanlar içinde bir inanç şeklinde yayıldığına değiniyor. Diğer kitaplarda olduğu gibi benzer unsurlara da değinmekte. Ne tür törenler düzenledikleri, Gök Tanrı, Yer-su, giyimleri, davulları, ateş kültü, yada taşı, sihir yetenekleri gibi şamanlığa ve eski Türk inançlarında bulunan gelenekleri ve inançları açıklamış. Bunların çoğunu mitoloji kısmında ve Gök Tengri inancı içinde size açıklamaya çalışmış ve kaynaklar vermiştim.

Türkler var oldukları zaman içinden günümüze kadar birçok dini benimsediler. Fakat bunlardan İslam hariç diğer hiçbir din kaidesine Gök Tanrı ve Şaman gelenekleri kadar bağlı kalmadılar. Hangi din içine girseler bu inançlarını onlara uydurarak yok olmasını engelleyip yaşamasını sağladılar. Türkler Müslüman olduktan sonra da eski inançlarını korumayı ve Müslümanlık içine yerleştirip yaşamayı sürdürdü. Öyle bir hale geldi ki halk fark etmeden yaşadıkları ananelerin eski inançlardan geldiği unutup direk onun İslam içinde mevcut olduğu inanarak yıllardır korudular.  Son devirlerde bunun en büyük örneklerden biriside Alevilerin yaşattıkları geleneklerdir. Kitapta Alevilik’in nasıl eski Türk inancından ve Şamanik gelenekten gelişerek islam ile birleşip meydana geldiğini anlatmakta. Yaşanan geleneklerin hangi eski kaidelerden günümüze kadar geldiğini örneklerle göstermekte. Alevilik günümüzde de devam eden inanç sisteminden bir tanesi ve ne yazık ki hem ülkemizde yaşan bir çok insan ve bu inanca sahip kişiler bunun temellerini bilmemekte. Bu bakımdan bu eser güzel bir örnek olmakta. Alevilik eski Türk inançlarının bir devamı olduğunu belirtmeliyiz. Günümüzde de sadece Türk toplulukları içinde olduğunu da söylemek lazım. Farklı toplulukların içinden bu tür bir söylem çıktığında ise şüpheyle bakılmalıdır benim kanaatime göre.

Şamanlığın dünyada çeşitli yerlerde görülmesini, ilk doğuş yerinin Orta olması nedeniyle yayıla evresinin buradan olduğu kanaatine varmış yazar. Orta Asya da meydana gelen dinlerin köklerinde şamanik unsurlar olduğunu da savunmakta. Zerdüşlük ve Hirstiyanlık ile karışarak bu dinlerde farklı mezhepler oluşturmuş. Aynı bizde Alevilikte olduğu gibi. Müslümanlık içinde insanın gündelik hayatındaki kültür aktivitelerinin içinde günce olarak yaşayan Şamanizm kendini Müslümanlık içine adapte ederek yaşamaya devam etmiş. Bunu daha önce söylemiştim.

Eski Türk inançlarını Müslümanlık içinde yaşadığını çeşitli kitaplarda örnekler göstererek anlatmıştım. Şamanzm konusuna da yeni girerek bu kitaplarda Şamanizm Türkler tarafından ne kadar benimsendiği, tam teşekkülü bir inanç mı yoksa yardımcı bir unsur mu olduğunu araştıracağım. Bu kitapta zamanında yapılan ilk araştırmalardan biri olması sebebiyle okunmanızı öneririm. 

25 Kasım 2018 Pazar

Karadelikler ve Bebek Evrenler



Stephen Hawking zamanımızın en tanınmış bilim insanlarından bir tanesi.  Geçen sene onun Zamanın Kısa Tarihi kitabını okumuştum. Bu sene yazma sırasına göre okuma listeme eklediğim bu kitabına sıra geldi. Bu sene kendisini kaybettik. Bu bende üzüntüye sebep oldu. Bir büyük beyin daha evreni anlamamız için çabalarken gitti. 

Kitaba gelecek olursak, Hawking'in çeşitli yerlerde verdiği konuşmalarından ve farklı yerlerde yayınlanan makalelerinden oluşuyor. Her başlık farklı bilimsel konulara değiniyor. İlk makalelerinde kendi hakkında, çocukluğu, öğretim hayatı ve ALS hastalığı sürecini aktarmakta. Diğer makalelerinde bilimle ilgili. Tabi gözünüzü korkutmasın, Hawking kendisi de kitapta anlattığı üzere kitabı herkesin anlayacağı şekilde yazabilmek için editörü ile çok uğraşmış. Diğer bilim kitaplarının aksine konular ile alakalı genel bilgisi olan herkesin anlayabileceği bir eser. Evrenin doğasından, Einstein'ın rüyasına, bilim geleceğine, kara deliklere, evrendeki en büyük cisimlerden en küçük cisimlere kadar bunların fizikle anlama, bir formülde birleştirme üzerine düşüncelerini aktarıyor. Okuduğunuz da aslında evreden çok tuhaf cisimlerin var olduğunu anlıyorsunuz. Kütlesi milyarlarca ton olan kara deliklere, sonsuz evren, yeni doğan mini evrenlere, ışığın bile kaçamadığı kara deliklerden kaçan parçacıklara, beyaz deliklere, kuantuma kadar bir çok ilginç konu barındırıyor. 

Bu bilimsel makalelerin dışından benim dikkatimi çeken makalelerden bir tanesi insan hayatı öngörülebilir mi üzerine yazılan oldu. Hawking evrenin büyük patlama da önce dahi fizik yasalarına tabi olduğuna inanıyor. Bundan dolayı her şeyin teorisinin bulduklarında evrende olan her şeyin anlayacağınızı düşünüyor. Tabi insan beynini oluşturan binlerce parçacığın olması Heisenberg belirsizlik ilkesi gereği bu parçacıkların konumlarının bilinmemesi, çözümlenemeyecek kadar büyük denklemlerin ortaya çıkacağını söylüyor. Tanrı insanlara irade verdi mi yoksa vermeyip her şeyi önceden bildiği sorusu üzerine çok güzel bir makale olmuş. 

Bilim ve kara deliklere ve evrene merakınız var ise okumanızı tavsiye ederim.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...