Hakkımda



Şuankini aksine kitap okuma macerasına çok geç atılan bir insanım. Küçükken okumaktan çok hayal gücü ve bunu destekleyen şeyleri daha çok severdim. Bundan dolayı okumaktan pek hoşlanmıyordum. Orta okula geldiğimde hayal gücüm bir hayli artmıştı. Bu zamanlarda Stephen King'i keşfettim ve beni o kadar cezbetti ki sürekli onun kitaplarını okumaya başladım. Gerçi sürekli dediğime bakmayın okuma alışkanlığım yine yerlerde sürünüyordu ama geçmişe göre kitap okumaya başlamıştım. Lise son sınıfa kadar hayatımda sadece Stephen King oldu kitap konusunda.

Orta okulda bilime merakımda arttı. Bu arada ders çalışmaktan nefret ettiğimi ve çok kötü bir öğrenci olduğumu belirtmek isterim. Uzay ve yıldızları gözlemlemeyi, kendi tüfeğimi yapmayı denemek, ev yapımı barut denemeleri, elektirikle çalışan botlar, uçaklar, arabalar ve merakın getirdiği şeyler. İki defa elektirikle direk çarpıldım bu merak yüzünden. Bir seferde elimde patladı yaptığım şey. Neyse bu konulara fazla girmemek en iyisi şuan laboratuvarın anahtarını elimden alabilirler :) Orta okulun sonları lisenin başlarında bilgisayar ile tanışınca bu teknolojiye ve oyunlara ilgim arttı. Lisede Anadolu Öğretmen Lisesi okumama rağmen en kötü ve her taşın altından çıkan öğrencilerden bir tanesiydim.  

Her Türk çocuğu gibi bizde üniversite maratonuna başladığımızda 2. denememde Azerbaycan Devlet Pedegoji Üniversitesi Kimya Öğretmenliği bölümü kazandım. İşte hayatımın ikinci evresi burada gelişti. Rusça hazırlık sınıfında ilk yıl yurtta kalıyordum. Yapacak bir şey yok, üstüne cemaat yurdu. Bilgisayar sınıfı var ama oyun yok. Böyle bir ortamda tam hatırlamadığım bir nedenle kitap okumaya başladım. O dönemde beni en çok etkileyen kitaplardan Monte Kristo Kontu ve Beyaz Zambaklar Ülkesiydi. Bu iki kitap benim hayatımda çok büyük şekilde değiştirdi desem yalan olmaz. Monte Kristo Kontundaki bir sözü hayat felsefem yaptım o kadar etkilendim. O yıl 42 kitap okumuşum, o yıl okuduğum kitapları bir arkadaşımdan etkilenerek not defterine yazmaya başlamıştım aynı zamanda. Azerbaycan da 2 yıl okudum ve bıraktım tekrar Türkiye'ye geldim ve yeniden üniversiteyi kazandım.

KTÜ Kimya bölümü isteyerek kazandım. Bu yıllarda okuma alışkanlığım gelişti ve bir düzene oturmaya başladı. Artık yavaş yavaş sistemli ve düzenli okuyordum. Birinci sınıftayken şu hani fakültelere gelip stant açan kitapçılardan 300 liralık kitap aldım (kazıklandım) 6 ay boyunca onu ödemiştim. Ders çalışmayı sevmediğimden birinci yıl çaktım tabi. Zorlu yıllar geçti ders konusunda o dönem ki bir kaç arkadaşım olmasaydı zor biterdi okul ki uzatarak bitirdim :) Ama Tubitak yarışması, teorik proje hazırlığı, iki tane sanayi bakanlığı projesi hazırlama gibi bilimsel ve deneysel proje işlerine giriştik. Bilgi seviyemde artığı için hocalar ile sohbet etmekte güzeldi.

Tabi okuma konusunda Atatürk'ten etkilenip ilk önce kişi kendi tarihini bilmelidir diyerek sistemli tarih okumaya başladım. Bu iş halen başlangıçta olmasına rağmen devam ediyor. Kendimi bilgi konusunda geliştirmek için siyasi, bilimsel, tarih, arkeoloji, kişisel gelişim gibi kitaplara yöneldim. Ders çalışmaktan nefret etmeme rağmen bilime olan merakım eksilmedi ve kendimi yüksek lisans öğrencisi olarak kabul ettirdim.(Hocam sağolsun beni aldı) Polimer alanında enerji üzerine çalışmalar yapmaktayım şuanda. Burada kardeşime atıf yapmadan geçemeyeceğim. "Ders çalışmaktan nefret ediyorsun, ama okul hayatını da bırakmıyorsun bu nasıl paradoks" diyor bana :) 

Star Wars hayranıyımdır ama bu yıl tüm evreni silince Lucas'a sürekli iyi dileklerimi gönderiyorum. Bilimi kurguyu severim Stargate'i 3 defa tüm sezonlarını tekrar etmiş biriyim. Bunun yanında Warcraft evreni bayılır ve Blizzard oyunları takipçisiyim. P486 bu yana bilgisayar ile haşır neşir olduğum için oyunları severim ama eskisi kadar oynamıyorum. Dizi, film, çizgi roman, anime ve manga eskisi kadar çok olmasa da takip ediyorum. 

Kendimden çok bahsettim blog konusunda tarih, fen bilimleri, siyaset, sosyal bilimler, fikir, araştırma kitapları hakkında yazılar yazmaya çalışacağım. Fazla olmasa da bende roman okuyorum ama roman tanıtan çok blog olduğu için buna gerek görmedim. Bunun yanında bu tür bilgi içeren kitaplar hakkında ortamda fazla bilgi olmadığı için arayan insanlara kaynak olmasını istiyorum. 

Ulaşmak isteyenler 23epichan@gmail.com adresine eposta atabilirler.

Bilgilerin paylaşıldığı ve tartışıldığı bir blog olmasını istiyorum. Yorum bırakırsanız sevinirim. Sohbet edip, konular hakkında tartışabiliriz. Herkese iyi okumalar ...


2 yorum:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...