29 Ekim 2015 Perşembe

Harp Akademisi Öğrencisi Mustafa Kemal'in Not Defteri



Daha önce Atatürk'ün Karlsbad hatıratını burada size tanıtmıştım. Tarih içinde yazılan günlükler birinci dereceden önemli vesikalardan biridir. İnsanlar bu günlüklerini yazarken hiç bir gelecek kaygısı duymadan o an hissettiklerini ve düşündüklerini yazıya geçirirler. Bundan dolayı araya daha sonra girecek hiç bir düşünce ve duygu bu vesikaları etkilemez. Mustafa Kemal Atatürk ve onun dönemindeki çoğu asker ve devlet adamı için hatıra ve günlük yazmak doğal bir şeydi. Onlar için yazmak doğal bir şey gibi gözüküyor. Mustafa Kemal Atatürk görünen o ki çok küçük yaşlarda notlar tutmaya başlamış. Bunlar uzun zamandır toplu ve düzenli olarak bir basımı yoktu. Bu günlüklerinden kronolojik sıraya göre okuyup burada paylaşacağım.

(Kaynak: Kara Harp Okulu sitesi)


Atatürk'ün bu Genel Kurmay Arşivlerinde 34 adet not defteri bulunmakta. Not defterlerinin yazım tarihine göre basılmadığı için zaman kronolojisi farklılık gösteriyor. Onun için farklı sıradan ciltlere atladığım vakit şaşırmayınız. 2. Cilt Atatürk'ün Harp Akademisinde iken tuttuğu notlar bulunmakta. Mustafa Kemal 1899 yılında Harp Okuluna kabul olmuş daha sonraki yıllarda Harp Akademisine girmiş. O tarihten önce olan Rus-Japon harbinden ilgisini çekmiş. Bu harbi ve donanma konusunda notlar tutmuş. Savaşa katılan ülkelerin ekonomik durumlarını inceleyen notlar eklemiş. Topların ve gemilerin durumunu ve Osmanlı Devletinin o dönem ki donanması ile ilgili notlar almıştır. Bunun yanın da kitaplardan ve tarihi kişiler hakkında notlar. Şiirler, krokiler, maddi durumunu yazdığı bir günlük notu, sınıf arkadaşlarının isimleri, yazı yada konuşma taslakları, mektup taslakları bulunmakta.



Bir sayfada parasının yetmediğini ve ilk defa kendisinin para hesabı yaptığını yazmış

21 Mart 1904 Pazartesi Saat 6
"Bugün para durumumu inceledin. Harcamaları gelirin pek ziyade üzerinde buldum. Şimdiye kadar cüzdanıma girip çıkan parayı hesap etmek hatırıma bile gelmemişti. Bu hesapsızlığın vahim sonuçlarıyla, pek büyük ıstıraplar altında manen ve maddeten ezildim. Şimdi sarf olunan paranın harcandığı yerin ve zamanın kaydına baktığım zaman, hareketimdeki düzensizlik dikkatimi çekiyor. Her zaman bu defterimin gözden geçirilmesiyle hissettiğim pişmanlıklar, ihtimaldir ki yaptığım hareketleri düzenlememe neden olacak. Fakat ben henüz bunun tesirini anlayamıyorum. Masrafların sebebi, fazlalığından ziyade, gelirlerin azlığıdır."  


Japon-Rus Savaşı Japon saldırı düzeni krokisi

Gemi Krokisi



Kitap üç bölümden oluşmakta. Yazıların değerlendirilmesi ve günümüz Türkçesiyle aktarımı, orjinal defterlerin resimler ve bu sayfalarda yazan yazıların latin harfleri ile verilmiş.


Kitap Genel Kurmay Basım Evi tarafından basıldı. Daha önce toplu olarak Atatürk'ün not defterlerinin baskısı yoktu. Farklı not defterlerinin ayrı olarak araştırmacılar tarafından bazı bölümleri yayınlanmıştı. Atase arşivlerinde tüm not defterleri, tıpkısı da yan sayfada basılarak 12 cilt halinde basıldı. Bu seti bulmak biraz zor. Sadece askeri müzelerde ve Ankara Atase satış bürosunda mevcut. Eğer Ankara'dan temin edebiliyorsanız, ilk bir merkezi arayın ellerinde varsa oradan edinin. Öğrenci iseniz size %50 indirimde yapıyorlar. Diğer seçenek askeri müzeler fakat burada tüm setin bulunma ihtimali yok. Bunun yanında bazı sahaflarda satıyor olabilir. Araştırırken hepsiburada.com'da setin bazı kitaplarının olduğuna rastladım. Tükenmeden buradan da temin edebilirsiniz. Tarih ve Atatürk açısından önemli bir kaynak. Bu arada unutmadan Atase bu seti bir daha basmayacağını belirtti. Tüm kütüphanelerde bulunması gereken bir eser.

Cumhuriyetin temel taşlarından bir tanesi kitaptır. Atatürk'ü daha iyi anlamak, Cumhuriyetimizi daha ileriye götürmek istiyorsak okumamız gerekiyor. Her bayramda Atatürk'ün gelmesini beklemek yerine onun manevi mirasçıları olmak için kitap okumalıyız. Tarihimizi öğrenmek, bilim, fikir kitapları ile ufkumuzu genişletmek için kitaplar okumalıyız. Cumhuriyetimizin 92. yılı Kutlu Olsun. 




2.Cilt : Harp Akademisi Öğrencisi Mustafa Kemal'in Not Defteri

3.Cilt : Mustafa Kemal'in İkinci Viyana Kuşatması Öncesi Rus Seferi, İkinci Viyana Kuşatması ve 1768-1774 Rus Seferi Hakkında Tuttuğu Notlar

4. Cilt : Mustafa Kemal'in 1897 Türk- Yunan Savaşı İle İlgili Tuttuğu Notlar

5.Cilt : Mustafa Kemal'in 1870-1871 Alman-Fransız Savaşı ile İlgili Tuttuğu Notlar ile 1905-1908 Yılları Arasında Tuttuğu Günlük Notlar

6.Cilt : Mustafa Kemal'in İstikam ve Topçuluk, Stratejik Taarruz ve Stratejik Savunma ile Subaylar için Yazılmış Olan Hizmeti Seferiye Talimnamesine Ait Tuttuğu Notlar

7.Cilt : 19. Tümen Komutanı Albay Mustafa Kemal'in Not Defteri ile Mustafa Kemal'in Samsun'a Çıkışından - Türkiye Büyük Millet Meclisinin Açılışına Kadar Tuttuğu Günlük Notları

8.Cilt : Mustafa Kemal Atatürk'ün 1921 Yılına Ait Günlük Notları, 1922 Yılına Ait İç Olaylar İle İlgili Notları, Askeri ve Siyasi Konulardaki Notları, 1922 Yılına Ait Çeşitli Konularda Tuttuğu Notlar

9.Cilt : Mustafa Kemal'in Türk Tarihi ile İlgili Notları, Mustafa Kemal'in İstanbul Üniversitesi ile İlgili Notları, Fransızcadan Osmanlıcaya Çevirisi Yapılmış Bazı Kelimeler ve Şahsi Eşyalarının Yazılı Olduğu Not Defterleri

10.Cilt : Mustafa Kemal'in 5. Ordu Karargahında Görevli İken Tuttuğu Notlar ile Trablusgarp Cephesindeki Günlük Emir Notları

11.Cilt : Mustafa Kemal Atatürk'ün Cumhuriyet Halk Fırkasının İkinci Büyük Kongresinin Açış Konuşması, İkinci Kez Cumhurbaşkanlığına Seçilmesi Nedeniyle TBMM'de Yaptığı Konuşma, TBMM'nin 3. Dönem Açış Yılı Konuşması ve Afgan Kralı Amanullah Han'ı Ankara Ziyareti Onuruna Verilen Ziyafette Yaptığı Konuşmayı İçeren Not Defterleri

12.Cilt : Mustafa Kemal Atatürk'ün Hukuk Alanında Yapılması Tasarlanan İnkılaplar ve Ankara Hukuk  fakültesi Açılışı, Milli Mücadele ve Cumhuriyet Dönemlerinde Gerçekleştirilen İnkılaplara Karşı Gösterilen Tepkiler ve 1931 Yılı Ocak-Şubat-Mart Aylarında Yaptığı Yurt Gezileri ile İlgili Olarak Tuttuğu Notları İçeren Not Defterleri

26 Ekim 2015 Pazartesi

Miken Uygarlığı ve Ahhiyawa



Minos ve Miken Uygarlıklarını merak edip okumaya başlamıştım. Minos Uygarlığı ile ilgili Türkçe bulunan tek kaynağı burada aktardım. Miken Uygarlığı ile de ilgili fazla bir kaynak olamadığı için olanları okuyarak ikinci kitaba geldik. Daha önce fark etmediğim yalnız şimdi farkına vardığım bir tarihi bağlantıyı da anlamış oldum. Merak ile başlayan bu okuma kolu aslında Troya'lılara saldıran Mikenlileri anlamak için güzel bir bakış açışı oldu. Bunun yanında tabi Yunan kültürünün gelişim çağlarını öğrenmek içinde. Burada Yunan kültürü derken onların dediği gibi Minos Kültürü onlara ait değildir. Bunu Minos Uygarlığı yazısında aktarmıştım. Yunanlılar dünyada kültür yağmacılığı yapan, bunu dünyaya kendilerinin olduğunu iddia eden ve Avrupayı buna inandıran tek millet. Yada Avrupa bilerek görmek istemiyor, bu daha akla yatkın. Bununla ilgili araştırmaları zaman içinde burada sunacağım.

Akhalar Yunanistan karasına MÖ 1650 dolaylarında gelerek, Miken bölgesinde bulunan halkları yönetimleri altına aldı. Burada gelişerek ve etraftaki kültürler ile bağlantı kurarak kültürlerini geliştirdi. Bir diğer görüşte Miken bölgesindeki halkların kültürlerini benimsedikleridir. Denizcilikte gelişmeye başlamaları ile birlikte; Anadolu, Mısır, Yunan karası ve çevre adalar hatta Minos Uygarlığı ile irtibata geçtiler. Ticaret, kültür ve çeşitli ustalıkları öğrendiler ve kendi topraklarına taşıdılar. Giderek güçlenen bu kültür Minos Uygarlığının yaşadığı çeşitli doğal felaketler sonucu zayıflaması ile, Girit'i kendi hakimiyeti altına aldı. Minos Uygarlığı kitabında bunun nasıl olduğu daha tartışmalı olarak verilmiş. Mikenler savaşçı olarak nitelenen bir toplum ve çok katı bir sosyal düzenleri var. Minos Uygarlığının bu doğal felaketler sonucunda zayıflaması ile işgal etmiş olabilirler. Diğer ihtimal ise evlilik yoluyla olduğu düşünülüyor. MÖ 1400 Minos Uygarlığının çökmesi ile burayı ele geçiren Mikenler, çok büyük bir ticaret ağına ve gelişmiş bir kültürü ele geçirmiş oldular.


Haritayı biraz açıklama ihtiyacı duydum. Koyu kahve ile gösterilen Ege denizinde bulunan adalar MÖ 2500 - 1900 Kiklad Adalar kültürü, Toprak kavesi (Girit Adası) MÖ 2000-1400 Minos Kültürü, Kum kahvesi ile çizilen sınır alanı MÖ 1600 - 1100 Miken kültürü ve kendi bağlı olan bölge. Eski Çağ Uygarlıklarını düşünürken Miken, Minos, Troya, Hitit, Ur gibi isimler kullanıyoruz. Buraları bugünkü anlayış ile düşünmemek gerekiyor. Bu bahsedilen yerlerin hepsi bir şehirdir ve kendi etki ettikleri bir alan vardır. Haritadaki kırımızı alan Mikenlilerin etki alanı.


Bu miraslardan en büyüğü ekonomik olarak miras aldıkları ticaret yolları ve ilişkileri oldu. Bu Mikenlilerin hızla büyümelerine ve güçlenmelerini sağladı. Diğer en büyük etki ise Minos Uygarlığı'nın geliştirdiği Linear A yazısını kendi dillerine uyarlamaları oldu. Bu yazı tipine Linear B yazısı denmekte ve günümüzde çözülmüş kabul edilmekte. Fakat halen bazı şüpheler var. Yapılan kazılarda çıkan tabletlerin deşifresi neticesinde tabletlerde daha çok ekonomik faaliyetlerin kaydının tutulduğu belirlenmiş. Kendi dönemlerindeki medeniyetlerin aksine hiç kral yıllıkları, devlet sistemi, dini yazılar gibi bilgileri yazıya geçirmemişler. 

Mikenlilerin devlet sistemini, dinlerini ve neye inandıkları arkeolojik olarak anca belirlenebiliyor. Bunlarda tabi diğer medeniyetlerde olduğu gibi açık şekilde olmuyor. Yazılı kaynak gerçekten çok şey ifade ediyormuş. Minos ve Miken'i okuduktan sonra bunu anladım. Miken şehirlerinin en belirgin özelliği şehirlerin büyük surlarının olaması. Yöneticinin ise tam korunaklı bir kalede şehir içinden bile ulaşılması zor bir kalede yaşaması belirgin özellikleri.

Miken 

Miken Uygarlığı bilindiği gibi Troya'ya saldırarak buradaki savaşı kazanmış ve o dönem Troya'nın sonunu getirmiş. Bu konu Troya konusunda değineceğim. Hızlı bir yükselişten sonra MÖ 1200'lerde Dor yada Deniz Kavimleri istilası sonucunda yok olmuşlardır. Daha sonra bu şehirlerde kimse yaşamamış yada nüfus çok fazla düşmüş. 

Elimizde Miken Uygarlığı ile ilgili fazla bir kitap yok. Birinci kitap bu uygarlığın nasıl bulunduğunun hikayesini anlatıyordu. Bu kitap ise daha ayrıntıya giriyor. Fakat dediğim gibi yazsının olmaması çok şey değiştiriyormuş gerçekten. Sadece kremik ve arkeolojik buluntulara göre bir medeniyeti incelemek biraz yavan kalıyor. Merak edenlere bu kitabı okuyabilirler. 
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...