21 Nisan 2015 Salı

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün Soy Kütüğü




Bu zamana kadar Atatürk'ün soy kütüğü hakkında bir kaç tane araştırma yapılmış. Bunların bazıları belli yerlere kadar ulaşabilmiş, fakat bu yapılan araştırmalar belli bir belgeye dayandırılamamış. Mustafa Kemal Atatürk tarihi önemli bir şahsiyet olmasından dolayı ailesinin nereden geldiği önemli bir husustur. Bundan dolayı tarihi süreç içersin de araştırılması gerekiyor. Bunun yanında yıllar içinde Mustafa Kemal Atatürk'ün soy kütüğü bilinmezliği üzerinden bazı gruplar şahsiyetine ve ailesine bir çok iftiralarda bulunmuştur. Devletin onca kurumunun olaması, devlet arşivlerinin, askeri arşivlerin ve Atatürk Araştırma Merkezlerinin bulunmasına rağmen bu yapılan saldırılara ve bu bilinmeze karşı belgeli bir araştırma ne yazık ki bu güne kadar yapılamamıştır. Bu kitapta ilk defa Osmanlı Devleti arşivlerinden bulunan belgeler ile bu karanlıkta kalan bir çok konu ortaya çıkarılmıştır.

Tarihi süreç içersin de bir şahsiyetin soy kütüğünün araştırılması, o kişinin artık tarihe mal olduktan sonra gerçekleşen bir aşamadır. Fakat Atatürk kendi soyunun ve babası Ali Rıza Efendinin araştırılmasını istiyor. O zaman ki yapılan araştırma çok yüzeysel kalıyor ve bazı yanlışlıklarla birlikte geliyor. Bunun tabi bazı sıkıntıları da o dönemde mevcut olaması. Selanik o dönemde Yunanlılar tarafından işgal edilmesi sonucu bütün Osmanlı Belgeleri o tarafta kalmış. Mübadele ile getirilen belgelerinde tasnif edilmemesi de bu araştırmayı zorlaştırmış. Yeteri kadar da araştırılmaması da buna etken olmuş. Atatürk daha sonra kendi akrabası olan Nafia (Bayındırlık) Vekili Süleyman Sırrı ile annesi Zübeyde Hanım tarafının soy kütüğünü araştırmıştır. Bu araştırma sonucu belli bir aşama kaydetmiş ve bazı belgeler anne tarafının ortaya çıkmıştır. Atatürk o dönemde kendi kuzenlerinden haberdar ve onlar ile irtibat halindedir. Daha sonra bir kaç araştırma yapılsa da bunlar belgeleri tam olarak ortaya çıkaramamış ve Atatürk'ün Anne ve Baba soy kütükleri tam aydınlatılamamış.

Mustafa Kemal Atatürk'ün soyu Fatih Sultan Mehmet zamanına kadar dayanmaktadır. Fatih Sultan Mehmet 1466'da Karamanoğullarını ortadan kaldırarak buradaki yörükleri Rumeliye iskan edilenlerde olan ailesi Konya- Karaman çevresindendir. Rumeli de bu bölgede yaşayanlara da Konyalı manasına gelen Konyar demişlerdir. Konya- Karaman çevresinde bulunan Türk grubu ise Kızıl Oğuzlardır. Kızıl Oğuzlar Selçuklu zamanında Anadolu'ya akın eden ilk Türk grupları arasında bulunan bir Türk Boyudur.  Selçuklu zamanında mevcudiyetlerini devam ettirmiş daha sonrada Beylikler ve Osmanlı Devleti döneminde de Tokat, Amasya, Konya, Karaman, Ankara, Aydın gibi bölgelerde yaşamaya devam etmişlerdir. Daha sonra Rumeliye zorunlu iskan politikası ile Rumeli de belli bölgelere yerleştirilmiştir. Kitapta daha detaylı şekilde her safhası anlatılmaktadır.

Bulunan belgelere göre Atatürk'ün baba soyu Mevlevi Şehlerine dayanmaktadır. Rumeli de açılan Mevlevi Dergahının Şeyhi Atatürk'ün baba soyunu oluşturmaktadır. Bir kaç nesil boyunca bu dergahın yönetimi ailede kalmış. Ali Rıza Efendi bu soydan gelip askerlik, çeşitli görevlerde memurluk yaptıktan sonra ticarete atılmış. İlk olarak kereste ticareti yaparak buradan iyi kar elde etse de buraya dadanan çetelerin sonucunda zarara uğramıştır. Daha sonra tuz işine girmiş fakat orada da şansızlıklar yakasını bırakmamış. Bu durumdan çok üzülen Ali Rıza Efendi bir süre sonra vefat etmiştir. 

Atatürk'ün Anne soyu Selanikli Nakibzadeler'e dayanmaktadır. Baba soyuna göre daha varlıklı olan Zübeyde hanımın ailesinin Selanik çevresinde çeşitli çiftlikleri ve ticaret ile uğraşan akrabaları bulunmaktadır. Babası vefat etmesinden sonra zaten bilindiği üzere geçim sıkıntı çeken aile Zübeyde Hanım'ın kardeşinin çiftliğine giderek bir süre orada kalıyorlar. Bulunan belgeler ışığında Zübeyde Hanım'ın devlete başvurusu sonucunda aileye Ali Rıza Efendinin emekli maaşından bir miktar para bağlanıyor. Burada yazılan aile bireylerinin bilgilerine dayanarak Mustafa Kemal Atatürk'ün doğum tarihide farklı olduğu anlaşılıyor.

Kitap Atatürk ve tarih adına yapılmış önemli bir eser. Her yönü ile araştırılmış ve belgeleri bulunarak sunulmuş. Kitap içersin de çok tekrar bulunsa da bu kadar önemli bir kitap için göz ardı edilebileceğini düşünüyorum. Kitabın yazarı Mehmet Ali Öz kitabı kendi imkanları ile bastırdığı için dağıtım sıkıntısı olabileceği için her yerde bulunmayabilir. Şuan bazı internet kitapçılarında kitap mevcut bulunmaktadır. 

23 Mart 2015 Pazartesi

Galileo'nun Buyruğu




Kitap Tübitak tarafından çıkarılmış içinde bir çok bilimsel makalenin bulunduğu bir eser. Makaleler öyle çok ağır değil. Popüler bilim havasında çeşitli konularda makaleler içeriyor. Yazar makaleler üç ana başlıkta toplamış;

1)Bilimsel Hayal Gücü Sorgulanıyor

Burada toplanan makaleler gerçekten hepsi çok hoşuma gitti. Hele ki Asimov'un "Laboratuarda Ölüm" adlı makalesi tüm fen bilimleri okuyanlara okutulması gerektiğini düşünüyorum. Genelde bir konu bilimde kabul gördümü onun üzerinde pek durulmaz.  Bu makalede kimya alanında genel bir konunun yıllarca üzerine düşünmeden, kabul edilmiş bir fikrin daha sonraki araştırmalar sonunda nasıl yanlış olduğunu gösteriyor. Burada ki makaleler bana Fen fakültelerinde kesinlikle bilim felsefesi ve tarihi okutulması gerektiğini düşündürdü. Tabi bizde o da düşünmek yerine ezber olurdu o da ayrı.

2)Bilimsel Hayal Gücü İş Başında

Burada toplanan makaleler gerçekten bilimsel yönleri ile ortaya çıkıyor. Bilim insanlarının bulduğu yada popüler bilim yazarlarının yazdığı makaleler içeriyor. Ama daha baskın olarak bilimsel makaleler var. Psikoloji ve eski bir kaç makale beni sıksa da diğer makaleler çok ilginç olanları mevcut. Yalnız dikkat mi çeken husus Batı Bilimi ne kadar biz bilimi takip ediyoruz deseler de bazı konularda körlüğe devam ediliyor. Carl Sagan beni şaşırtmaya devam ediyor. Burada bulunan bir makalesi ile gerçekten bakış açısına hayran oldum tekrar. 

3)Bilimsel Hayal Gücünde Üslup

Buradaki makaleler genel olarak popüler tarzda anlatılan makaleler. Fakat anlattıkları konuları çok güzel ve bilgilendirici şekilde anlatmış. Huxley'in "Hayvanlarda Kur Yapma" makalesinde ki evrim üzerine eleştiriler, şüpheci ve araştırıcı bakış açısı bilimde şüphe duymadan kabullerin olmayacağını gösteriyor. Preston'un "Karanlık Zaman"  uzayda ki cisimlerin nasıl hareket ettiğini, Levi'nin "Karbon" Karbon atomunun önemi ve nasıl bir hayat içinde döngüde yer alıyor bize anlatıyor. 

Kitapta bir çok konuda makaleler bulunmakta bu bakımdan çok ilgi çekici. Gök Bilimi, Biyoloji (Canlı Bilimi), Kimya, Yer Bilimi, Fizik, Psikoloji üzerine makaleler bulunmakta.

Neden kitabı bu kadar uzun okudum? Kitaba ilk başladığımda normal bir kitap okuma hızında devam ediyordum. İlk bölümü bitirince fark ettim ki konular üzerine de fazla düşünmemişim ve unutmuşum bazı şeyleri. Sonra tekrar başa sardım. Her gün bir makale okumaya başladım. Böylelikle makaleyi okuyorum ve üzerine düşünüyordum. Sabah kalktığımda genelde çıkmadan önce yarım saatlik zamanım oluyordu. O vakitlerde okudum ve bu şekilde okumanın daha faydalı olduğunu fark ettim. 

Bilime meraklı iseniz bu çeşitli bilim dallarında ki makaleler hoşunuza gideceğini düşünüyorum. Bunun yanında bir çok konuda da bilgi sahibi olacaksınız.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...