Bahaeddin Ögel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bahaeddin Ögel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Haziran 2015 Pazartesi

Türk Mitolojisi -2



Türk Mitolojisi'nin 1.cildinde geçen konuları kısaca değinmiştim. 2.Cilte de Türk Mitolojisi üzerine yeni bulgular ve Mitolojide geçen unsurlar üzerine konular devam etmektedir. Yine bunları başlık altında sunacağım.

Mitoloji ve bir kültürün içindeki anlayışlar çok geniş konuyu kapsamaktadır. Her milletin kendi mitolojisi olduğu gibi bu mitolojide geçen her şey onların anlayışı çerçevesinde mana kazanmaktadır. Bunun yanında da kültürlerinin getirdiği anlamlarda vardır. Bundan dolayı bir çok konuda başlık oluyor. Hayvanlardan, bitkilere, doğa olaylarına, cisimlere, gök cisimlerine, ruhsal aleme, insan ve hayvan davranışlarına gibi bir çok konuda mitoloji ve kültür ögeleri vardır. 

Türk milleti içinde çeşitli boylardan gruplar bulunmakta. Bunların en büyüğü ve bizim yaşadığımız coğrafyaya yayılmış olan Oğuzlardır. Oğuzlar Oğuz Kağan destanıyla şekillenmiş ve kültüre yerleşmiştir. Bundan dolayı Oğuz Kağan Destanın çözümlenmesi önemlidir. Çünkü orada geçen olaylar neden Oğuz Kağan hemen büyüdü, hemen ata binip ok attığı, ağaç kovuğunda bulunan kız ile, nehir ortasında ki ada da bulunan kız ile evlendiği, neden seferler yaptığı, oradaki geçen olaylar ve en sonunda altın yay ve üç ok gibi bir çok olay ve destanda geçen her şey bir manası var. Kitabın birinci kısmında geniş şekilde anlatılsa da bu cildinde de yeni belgelerle bazı destanda geçen olaylara değiniliyor. Oğuz Destanı geç dönemde kayda geçtiği için. Bir çok farklı kaynağı ortaya çıkmış. Bunlar yazıldığı devre ve yazanın anlayışına göre bazı farklılıklar ortaya çıkarıyor. Uygur zamanında kayda alınan nüshada mani dini etkisi görülürken, Reşiddin'nin bize aktardığında moğol etkisi var. Ebulgazi Bahadır Han'ın bize aktardığında islam etkisi. Fakat yinede temel konular değişmiyor. Bundan dolayı yeni bulunan her vesika bizim için değer kazanıyor.

Alp Er Tonga Efsanesi ise hakkında fazla bir şey bilmediğimiz. Sadece tarih içinde olduğunu bildiğimiz bir hadise. Hadise ise Şahname de geçmekte fakat orada da isim yoktur. Turanlı bir Hakan olarak geçer bize sadece ufak bir ağıt şeklinde gelmesi ile isimden haberdar oluyoruz. Olay hakkında fazla bir şey bilmediğimiz için hoca ismin Türkçe olup olmadığı üzerinde incelemede bulunmuş.

Türk mitolojisinde ve destanlarında bir çok unsur geçmektedir. Bu unsurlardan Tepe Göz, Keloğlan, Deli Dumrul, Hızır anlayışı üzerinde durulmuş. Tepe Göz karakteri ne zaman çıktığı tam bilinmiyor fakat Türk mitolojisi içinde geçiyor. Buradan insanın aklına Yunanlılara İskit-Saka lardan mı Tepe Göz (cyclops) geçti diye düşündürüyor. Daha öncede homerosda geçen hikayelerin bazı yerlerden aldığını ve kendine göre düzenlediğini okumuştum. İleride daha detaylı inceleyeceğiz. Yeri gelmişten değinmek istedim. Burada bizi en çok ilgilendiren anlayış ise Hızır anlayışıdır. Hızır'ın islam ile Türk düşünce anlayışında ortaya çıktığını sanırız. Fakat asıl islamdan önce Türklerde yardıma gelen beyaz saçlı ve  ak sakallı  Kocalar bulunmakta. Buradan gelişen anlayış islam inancında Hızır ile birleşerek kendini devam ettirmiştir.

Türk Mitolojisinde ve bir çok yerde etkisi görülen olaylardan bir tanesi de Don Değiştirme olayıdır. Don değiştirme bazı kişilerin çeşitli hayvanların şekline girmesidir. Şamanlar, Ak sakallılar, Hacı Bektaşi Veli gibi insanlar hayvanların şekillerine girerek çeşitli işler yaparlar. Bu olaya Türk Mitolojisinde Don değiştirme denilmiştir. Bu anlayış Anadolu'ya kadar gelip bazı inançların içine yerleşip, hikaye, şiir gibi kültür ögelerin de görülmektedir.

Türk Mitolojisinde bir çok yerde görülen hayvanlar vardır. Bu hayvanlar kutsaldır ve bir çok işte Türk Milletine yardımda bulunurlar. Mitolojide çokça geçen Gök Kurt, Geyik, Yırtıcı Kuşlar (Doğan, Kartal) bir çok mitolojik hikayede görülmektedir. Gök Kurt türeyiş destanında, yol göstermede, uyarmada Mitolojide gözükür. Burada Bu Kurt motifinin normal bir kurt olmadığını daha önce söylemiştik. Türkler bunu ifade ederken Gök Börü diye ifade ederler. Gök yeleli ve renkli bir canlıdan bahsediyorlarsa Türkler bu kutsal bir şeydir. Gök Boğa, Gök sakallı Koca, Gök sakallı keçi gibi bir çok örneği vardır. Dişi Geyikte Türk Mitolojinde görülmektedir. Erken dönemlerde Dişi Kurdun yaptığı tüm olayların içinde görülmektedir. Yırtıcı kuşlar ise Türk anlayışında çok geniş şekilde görülür. Bir önceki ciltte bunun üzerinde durulmuştu. Fakat artık boyların şekillenmesi ile bu anlayış sadece ongular olarak etkisi kalmıştır. Her boyun bir yırtıcı kuşu kendi hayvanı olarak kalmıştır. Doğan ve Kartal genel olarak kutsallığını korumaya devam etmiş ve Türk yaşayışı içinde kullanılmıştır.

Türkler de Gök anlayışı çok farklıdır. Gök demek hem göğü ifade ettiği gibi hemde Gök Tengriyi ifade etmektedir. Türkler Göğün sonsuzluğunu ve maviliğini Tengri ile birleştirip onu hayatlarına sokmuşlardır. Gök kubbe çadılarının şeklini, Gök Tanrı demeleri, bazı hayvan ve kişilere gök börü, gök boğa, gök sakallı koca demeleri hepsi kutsiyet ifade etmektedir. Bunda dolayıdır ki Dağ inancı da kutsiyet kazanmıştır. Dağlar Göğe yaklaşan yerlerdir. Türkler nereye giderlerse gitsinler Göğün üstlerinde olmasına ve onları takip etmesi de bu inancı güçlendirmiştir.

Kitapta daha bir çok mitolojik konu ve inanç unsuru geçmektedir. Bunların hepsini burada aktarmak çok uzun olacak. Bundan sonraki Mitoloji kitaplarında da bu konular geçeceği için o konularda kalan Mitolojik düşünceler hakkında bilgi vermeye çalışacağım.

Türk düşüncesini anlama ve Mitolojisini öğrenme konusunda Temel bir kitaptır. Hacmi çok geniş olması ve derinlemesine her konuyu incelemesi insanları belki sıkabilir. Bunun yanında bu konuya meraklı insanların bu iki ciltlik kitaptan başlayarak diğer kitaplara geçmesini tavsiye ederim. 








3 Şubat 2015 Salı

Türk Mitolojisi 1




Daha önce mitolojiye girişte; her köklü milletin kendine has mitolojileri olduğunu söylemiştim. Mitoloji genel olarak bir milletin etrafını, dünyayı, evreni anlama şeklini yansıtan en büyük kültür öğelerinden bir tanesidir. Önemli olduğu için bazı milletler temelleri olmadığıdan kendileri yapay mitolojiler yazmışlar zaman içinde.

Türk mitolojisi de Türk tarihi gibi çok derinliği olan bir konu. Bunun yanında Türklerin farklı coğrafyalara dağılmaları, farklı kavimler ile komşuluk yapmaları mitolojilerde bazı farklılıklar gösterse de ana yapı hiç değişmemiş. Bunun içine Türklerin farklı dinlere girmesinin  de etkisi bulunmakta. Ama din öğesi ne kadar baskın olasa da kendi kültürlerini her zaman ona uyarlayarak devam ettirmişlerdir.

Günlük yaşantı içersin de yaptığımız eylemler, etkilere gösterdiğimiz tepkiler, etrafı, olayları algılayışımız. Halen mitolojilerden gelen unsurlar içermektedir. Bunları biz günlük yaşantı içinde fark etmesek de  incelendiğinde bu görülmektedir. Bundan dolayıdır ki bir milletin mitolojisini bilmek onların hem tarihte ki olayları neden yaptıklarını hemde günümüzde ki davranışlarını iyi anlayabilmek için gereklidir.


Kitabın birinci cildi Türk mitolojisinde bulunan ana konulara etraflıca değinmiştir. Burada her başlığı anlatmak kitap kadar bir uzunluğa sebep olacağından. Kitap içindeki ana başlıkları yazmaya ve onların altına kısa açıklamalar yapmaya gayret edeceğim. Kitap her başlığı çok uzun ve çeşitli kaynakları inceleyerek aktarmış.

1) Büyük Hun Devleti ve Türk Mitolojisi
  
Genel olarak Büyük Hun Devletinin 2. hakanı Mete-Han(Bahadır Han) Oğuz Kağan ile karıştırılmasından dolayı olan bir mitolojik karışıklık vardır. Mete Han'ın (Bahadır Han) hayatı günümüze bir tarihi karakter olarak değilde bir mitolojik karakter olarak gelmiştir. Bundan dolayıdır Mete Han'ın hayatı anlatılırken Oğuz Kağan destanı ile birleştirilmiş. Mete Han Destanı kendi içinde birkaç katmandan oluşan bir anlatımı vardır. Bu katmanlardan bir tanesi de Oğuz Kağan dır. Mete Han'ın yaşantısı, davranışları ve Türk kültürüne etkisi büyük olduğu için bu birleştirme yapılmaktadır. Tarih süreci içersin de Mete Han (Bahadır) dönemine geldiğimizde yaptıklarını etraflıca inceleyeceğiz.

2) Türklerin Kurttan Türeyişi

Türk tarihinde çok gözüken bir figürdür kurt. Genelde en bilinen mitolojik karakterdir. Fakat ne olduğu pek bilinmeyen, bazen dalga geçilen bir figürdür. Ama unutmamak gerekir mitolojide her şeyin bir manası vardır. Bunu da ileride tek olarak değineceğiz. 

3) Ergenekon Efsanesi

Türklerin en büyük efsanlerinden bir tanesidir. Bu efsane gerçekte olmuş mu belli değil. Fakat inanç olarak yansımaları çıktığı dönemden bu yana devam etmiştir. Baharın gelmesi, demirin ve demirciliğin kutsallığı, kurdun yol göstermesi hepsinin Türk kültürü üzerinde etkileri kalmıştır. Kutsal mağralar bu efsane sonucunda çıkmıştır. 

4) Uygurların Türeyiş Efsanesi

Uygurlar döneminde yazıya geçirilen Türeyiş Efsanesi üzerine yapılan bir incelemedir. Burada artık bazı şeylerin değişmesi ve mainizm dinin benimsenmesi ile birlikte mitoloji içine bunlarda girmeye başlamıştır. Fakat ana konu yinede değişmez.

5) Oğuz Destanı

Oğuz Destanı bizi en çok etkileyen Destanlardan bir tanesidir kanımca. Genellikle insanlar Türk milletinin Oğuzuzlardan oluştuğunu düşünürler. Bu yanlış bir düşüncedir. Türkler sadece oğuzlardan değil kıpçaklar, uygurlar, kagnılılar gibi dış oğuzlar yani Türklerde vardır. Oğuzlar dediğimiz Türk grubu Oğuz Han'ın soyundan gelen 24 boydan oluşmaktadır. Bu o kadar içe işlemiştir ki günümüzde bile boyların kendi teşekkülü yaşamasa da isimleri ve bazı ananeleri yaşamaktadır. Oğuz'un yaşayıp yaşamadığı bilinmiyor. En azından şuanda ben o bilgiye ulaşmadım. Ama Oğuz destanının etkisi Oğuz'un iki hanım ile evlenmesi birisi göğün birisi yerin kızı olması, erken yaşta konuşması yürümesi ata binip ok kuşanması, Hakan olduktan sonra Bozkurt'un yol göstermesi hepsinin simgelsel manası bulunmaktadır. 

6) Türkmenlerin Seceresi ( Şerece-i Terakkime)

Bir moğol şehzadesi olan Ebulgazi Bahadır Han'ın yazdığı Türkleri ve Oğuz destanını anlatan kaynak niteliği taşıyan bir kitaptır. İleride bu kitaba da değineceğiz. Kaynak olduğu için kitap içinde genişçe değerlendirmesi yapılmıştır.

7) Oğuz Destanları Hakkında Bazı Notlar

8) Han-Name

Han-Namede Oğuzları anlatan bir kaynaktır. Fakat yazarının yaşadığı devir bilgi seviyesinden dolayı ortaya çıkan bozulmalar olmuştur. Kitap içinde bu olayları ve kaynak olarak nelerin bize kadar geldiğini değerlendirmiştir.

9) Yaratılış Destanı

Türklerin evreni, dünyayı, insanları ve doğanın nasıl yaratıldığını anlatan destandır. Bu destanda tanrılar, doğa üstü varlıklar, insan nasıl yaratıldığını anlatmaktadır. Bu yaratılış destanı ile kainatı nasıl algıladıklarını ve inanç sistemlerinin nasıl olduğu görünmektedir. 

10) Manas Destanı

11) Türkler ve Moğol Mitolojisi (Benzer ve ayrı taraflar)

12) Türk Mitolojisinde Geyik

Türk mitolojisinde geyik önemli bir simgedir. Özellikle dişi geyik mitolojide tanrıça niteliği taşımakta, insanlara yol gösteren, onlar ile birlikte olan bir karakter şeklinde gözükmektedir. Eski mitolojik kaynaklarda dişi geyikten türeme efsanesi de vardır. 

13) Türk Mitolojinde Kartal

Mitolojide en büyük yer kaplayan hayvanlardan bir tanesi de Kartaldır (Bürküt). Kartalın yanında Atmaca, Şahin gibi avcı kuşlarda önemlidir. Oğuz boylarının onguları olarak her boyun bir vahşi kutsal kuşu vardır. Ongular ne zaman boyların simgesi olduğu bilinmiyor ama eski devirlerden kaldığı düşünülüyor. Tarihte ilerledikçe sadece simgeleri ve belli ananelerin kaldığı görünmektedir. Kartal gibi avcı kuşlar hem doğadaki konumu hemde yaşam içindeki kullanımı ile Türkler arasında kutsal ve saygı duyulan hayvanlardır. Halende Orta-Asya da yaşayan Türkler bu hayvanı avcılıkta kullanmaktadır.

Kitap uzun zamandır baskısı bulunmuyordu. Bu yıl tekrar TTK baskısını yapıp bizi bu kaynağa ulaşmamıza yardımcı oldu. Baskı kalitesi gerçekten çok güzel normal saman kağıtlarından daha kaliteli bir kağıda basılmış. Bahaeddin Ögel Türk Mitolojisinin temel taşlarından bir tanesidir. Kendisinin yaptığı çalışmalar ve araştırmalar Türk Milletinin Tarihi ve Mitolojisinin gelişmesinde büyük katkısını olmuştur. Bundan dolayı bu eser Türk Mitolojisi konusunda ilk okunacak en geniş kaynaklardan bir tanesidir. Konuları o dönemin kaynakları ve araştırmaları yararlanılarak en geniş şekilde incelenmiştir. Tabi eksiklerini de söylemek gerekiyor. İki yerde şimdiye kadar eleştiri gördüm kitap hakkında. Birincisi Türk Mitolojisi konusunda ABD derlenen kaynak kitaplar arasında güvensiz denmiş bu kitap hakkında. İkincisi de Fuzuli Bayat bazı konularda aşırılığa kaçtığını belirtmiş. Ama eleştiride temel kaynak niteliğinin bozulmadığını belirtmiş. 

Türk Mitolojisini merak edenlerin ilk olarak okuyacağı kaynaktır. Merak edenlerin okumalarını tavsiye ederim. 

     


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...