13 Ekim 2015 Salı

Türk Mitolojisi



Türk Mitolojisi konusunda artık genel olarak sona yaklaştım. Bundan sonraki konu hakkında bulunan kitaplar ya baskısı tükenmiş, Türk boylarının zaman içinde değişmiş destan ve efsaneleri yada bazı yazarların araştırmaları kaldı. Diğer araştırmalar konusunda yazarların toparlama bir eser mi ortaya koyduğu, yeni bilgi ve belge sağladığı konusunda emin olmadığım için onları listeye eklemedim. 

Pertev Naili Boratav ünlü bir halk bilimci olmasından dolayı seçtim. Daha önceden de kafamda ismi nedense yer etmiş. 

Kitap daha önce okuduğum Eski Türk Mitolojisi kitabında ki gibi madde madde hazırlanmış. Çeşitli unsurlarda Mitolojide geçen maddeler verilmiş. Daha sonra bu maddelerin Türk Halk Kültüründe ki yerini açıklamış. En sonda da her maddenin sonunda kaynakça belirtilmiş. Bu kaynakçanın bu şekilde kullanılması ve mitolojide geçen konuları madde madde yazma işlemi sanıyorum yayın evinden kaynaklı bir sorun. Kitabın görünüşü sözlük gibi. Eski Türk Mitolojisi de aynı şekilde yazıldığı için yayın evinden şüphelenmeye başladım. 

Kitabın ismi Türk Mitolojisi olarak geçse de açıklamasında "Türklerin islam öncesi ve Türkiye dışındaki ülkelerde Türkçe konuşan halkların mitolojileri hakkında açıklayıcı bilgiler..." dese de kitap içinde bir çok maddede islam unsurları ile  açıklamış.  Genelini de halk inanışları ve kültürü ile maddeleri açıklamaya yönelmiş. Mitoloji ile efsane, destan ve halk inanışlarını karıştırmamak gerekiyor. Bunlar bir birine yakın olan şeyler olarak görünse de ince çizgi olarak ayrılmaktadır.

Yazar okurken beni çok şaşırttı gerçekten. Şuana kadar okuduğum hiç bir mitoloji kitabından rastlamadığım  görüşleri var. Örneğin Dede korkut kitabında geçen hikayelerden Deli Dumrul ile Azrail arasında geçen hikaye ve Depegöz hikayesinin Yunanlılardan Türklere geçtiğini savunmuş. Ne yazık ki açıklama olmadığı için yazılardan bu kanıya nereden vardığını belirtmiyor. Bunun yanında sürekli eski Türk inanışına Pagan deyip durmuş. Türkler doğa olaylarına tapmıyorlar ki Pagan olsunlar. Doğa olaylarını mukaddes sayarlar ve ona saygı gösterirler. Daha Türk İnançlarını araştırma konusuna gelmesemde, diğer mitoloji kitaplarında Türklerin Pagan olduğunu gösteren bir açıklamaya rastlamadım. 

En son olarak yazar Türkleri bir millet değilde etnik grup olarak tanımlamış. Kitapta beklediğim bilgi yoğunluğunu bulamadım Türk Mitolojisi bakımdan. Daha çok islam hikayeleri ve halk inançları çerçevesinde anlatmış. Öne sürdüğü bazı farklı düşünceleri detaylı olarak açıklasaymış daha iyi olacaktı. Fakat nedense bu yolla gidilmemiş.

8 Ekim 2015 Perşembe

Mitanni Devleti ve Hurriler




Hititleri okuyan her okuyucu, Hititlerin Anadolu'ya geldiklerinde burada bulunan kültürler üzerine hamiyetlerini kurduklarını okur. Hittiler bu kültülerden o kadar çok etkilenirler ki dinleri, yaşam biçimleri, kültürleri, isimleri vs konuları benimserler. Hititler Anadolu'ya gelmeden önce bu bölgeye Hatti Ülkesi denmesini dahi benimseyerek kendilerini bu kültür üzerine kurarlar. Bu kültürler Hurriler ve Hattiler dir. Ne yazık ki elimizde bu iki kültür ile ilgili fazla bir bilgi yoktur. İsimler, dua metinleri, bir kaç tablet gibi yazılı kaynak kalmıştır. Fakat Hititler bu iki kültürün geleneklerini, dinlerini benimsediği için çoğu kültür ögesi uzun zaman yaşamıştır. Kitaplarda kısa kısa değinilen bu iki kültürü merak edip üzerine kitaplar var mı diye araştırdım. Ne yazık ki fazla bir şey çıkmadı. Daha sonra Türkiye de ki tezler var mı diye araştırınca birkaç tez ortaya çıktı. Size burada bu tezlerden ve makalelerden okuduğumu aktaracağım bu sefer farklı olarak.

Mitanni-Hurri Devleti 



Hurri kültürü Anadolu'ya Hititlerden önce yerleşmiş bir kültür. Önasya'ya MÖ 3250-1750 arasında gelmiş bir kültüre rastlanmış araştırmalarda. Bu kültür Doğu Anadolu ve Kura-Aras nehirleri arasında bulunduğu için Karaz Kültürü denmiş. Daha sonra yapılan kazılar ve çalışmalar neticesinde Karaz Kültürünün Hurriler olduğu sonucuna varılmış. MÖ 3000'lerde artık Hurriler Doğu Anadolu'nun büyük bir bölümüne hakim olmuşlar. Sümer ve Asur devletleri zamanında Hurrilerin var olduğu biliniyor. Asur ticaret kolonileri zamanında Anadolu'da Hurrilerin varlığı tabletlerle onaylanmış. Hurrilerin Anadolu'ya Transkafkasya yani Van Gölü Ağrı Dağı ve Hazar Denizi arasındaki bölgede gelmiş. Arkelogların burada anlaşamadıkları bir nokta mevcut. Acaba Hurriler bu bölgeden Anadolu'ya mı geldiler. Yoksa Anadolu'da Van Gölü civarında yaşarken Hazar Denizi ve Anadolu'ya mı göç ettiler?

Bir diğer soruda bazı adlandırma ve tarih konusunda mevcut. Subarlar, Hurriler ve Urartular birbiri ile akrabalar. Fakat burada bilim adamlarının farklı birkaç görüşü. Nasıl Hititler Anadolu'ya girme zamanlarına göre üç isimle alınıyor ise Hurrilerin de bu türde bir adlandırmaya sahip olduğunu savunuyorlar. Bununla birlikte Subarlıların ilk yerleşen sonra Hurriler ve Urartular diğer devam ediyor. Bunların farklı kültür olduğunu savunanlarda var. Bu sorunlar daha net bir cevaba kavuşmamış.

Hurrilerin en çok bahsedilen özelliklerinden bir tanesi dilleridir. Hattiler, Sümerliler ve Urartular gibi Hurrilerin de dilleri sondan eklemelidir. Akraba oldukları Urartular dışında yalnız yaşayan hiç bir dile benzememektedir (yeterli kaynak olamadığı için ben şüpheyle yaklaştım.) Hurriler Anadolu'ye yerleştiklerinde bu bölgeye Hurri ülkesi diline de Hırrice deniyordu.

Hurriler Hittiler Anadolu'ya gelip yerleştiklerinden sonra sürekli sorun oluşturmuş. Hurriler MÖ 16 yy'da bölgesel bir güç olmayı başarmışlar. MÖ 1450-1350 yılları arasında Mitanni-Hurri devletini kurmuşlar. Bu devleti kuranların ari farklı bir kültürden olduğu daha sonrada Hurrileştiği düşünülüyor. Bu güç durumu fazla uzun sürmemiş MÖ 1365 dolaylarında yavaş yavaş güçlerini kaybetmişlerdir. Daha sonrada Hitit devletinin wasalı haline gelmiştir. Mitanni-Hurri devleti Hititlerle ve Asurlularla uzun rekabetleri sonucu yıkılmış olmasına rağmen kültürleri devam etmiştir. Bundan 500 yıl sonra çok yakın akrabaları Urartular tarih sahnesine yeniden çıkmıştır.

Hurriler Hititlere dil,din,edebiyat, mitoloji, büyü, tıp, giysiler, teknik aletler, silahlar ve kadın hakları konusunda etkilemiştir. Hitit tabletleri arasında Atların nasıl yetiştirileceğine dair bir Hurri kitabı bulunmuştur. Hurrilerin en büyük etkilerinden biri Mezepotamya kültürleri ile Anadolu Kültürleri arasında bir köprü görevi üstlenmiştir. Sümer-Asur kültürünün yayılmasında büyük etkileri olmuştur. Eski çivi yazısı Hurriler üzerinden Hititlere geçmiş ve onlarda kendilerine adapte etmişlerdir.

Hurriler üzerinde daha fazla araştırma yapılması gereken bir kültürdür. Bu kadar gelişmiş bir kültürleri olmasına rağmen ne yazık ki elimizde yazılı fazla kaynakları bulunmamaktadır. Merak edenler için makaleleri de ekliyorum.



Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...